Sanat

  • Nihayet

    Nihayet

    Bu zindan, zifiri karanlıktan Lanetli akşamlardan Senden, benden, ondan Olandan ve olmayandan Kurtulmalı Yorgunlukları, solgunlukları Bu kör kuyuları Bir bir kapatmalı … Taşa vurulmuş, kırılmış tırnak uçları Ve nasır tutmuş ellerimiz Gözlerimiz kan çanağı Kesip atmalı sızlayan yanımızı Acıdan korkmadan Ve acıyı ayırmalı tüm tanımlardan Ayrı göklerin altında hoşça kalınmalı.

    Read more →

  • GİTMEYİN ÇOCUKLAR

    GİTMEYİN ÇOCUKLAR

    Bu dizeler, artık aramızda olmayan bir gencin ardından yazıldı. Karanlığın bilinmezliğini aydınlığın çetinliğine tercih eden, başını alıp giden ve gitmek isteyen tüm gençlere ithafen… Gitmeyin Çocuklar Öyle başınızı alıp gitmeyin çocuklarHayat zor biliyorum, yaşamak zor işÖrtemez metrelerce kar, Bu dilsiz dünyanın kiriniAma siz Öyle başınızı alıp gitmeyin çocuklarHer bedene ağır gelir taşıdığı yürekHerkes günün birinde…

    Read more →

  • -MIŞ

    -MIŞ

    Ağzımda çiğ kan kokusu Yüzüm gözüm yağmur Yazmışım, çizmişim gelişine Gidişler biriktirmişim Güneşi yakalamaya çalışan gece, O en içten şiirde eksik heceymişim Benmişim, senmişim, sevmişim.    Göğsümde sessiz bir boşluk İçim dışım huzur, huzursuzluk Karmışım yaz sıcağında Bir varmış, bir yokmuşum Yalancı masallarda mutlu sonmuşum. Develer berber, pireler tellalmış, İnanmışım, insanmışım.   Asrın orta yerine…

    Read more →

  • Biriz

    Biriz

    Alnımdan öper güneş Önümde koca deniz Aklımda uyuşmuş cümlelerim Ne bir ses, ne bir iz Biriz kadim dünyayla Maviliklerimiz bir, sevdalarımız bir O yağar bulutlarla, benim önümde yaşlarım Yaşlar verir her sonbaharda Ömrüme, pencereme yaşlar Ciğerlerime dolar her akşam Zehir, bu dert, derman… Ellerimden tutar derinlerden bir çocuk Gözlerinde yağmur, gözlerimde bulutlar Dünya yağar üzerimize…

    Read more →

  • Merhaba

    Merhaba

    Tanrı’yla alıp veremediği bir şey olmalıydı. Bunu düşünmeye başladığı günden beri kutsal kitaplara bakamıyordu. Cennet tasvirleri ona huzur vermiyor, aksine bir tür umutsuzluk duygusu yaratıyordu içinde. Çünkü o, bambaşka hazlara tutunmuştu; kanla, sessizlikle, terk edilmişlikle yoğrulmuş hazlara. Başkaları için bir nimet olan şeyler, onun için yalnızca bir hatırlatma işlevi görüyordu: O nimetlerin hiçbirine layık görülmemişti.…

    Read more →

  • Noktalama

    Noktalama

    Üç nokta değil, nokta. Ünlemlere kırgın değilim. Virgüllerse görevini yapıyor. Ve bu bir noktalama. Cümle açık seçik ortada. Ya ben bu cümlenin nesiyim? Ateşim, külüm, hüznün cümlesiyim. Öznesi sen değil, kimse değil. Öznesi ben, öznesi nokta. Yüklemi yarım, tümleci devrik. Cümlesine nokta: . Bu gece Cümle içinde noktayım Yerim yurdum yok, biraz sonundayım. Şiirler harcadım…

    Read more →

  • Masmavi Bir Veda – Sultan YILDIRIM

    Gözlerim usul usul kapanırken göz kapaklarım direniyordu. Uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerdeyim. Kulağıma cıvıldaşan serçelerin sesi doluyordu. Bir kumru eşine sesleniyordu. Kim bilir ne diyordu? Uyku mahmuru gözlerimi perdesi açık pencereye çevirdim. Gökyüzü masmavi, bulutlar her zamanki yerinde bir tabloyu tamamlar gibiler. Hafif bir esinti ağaçların dallarıyla oyun peşinde sanki onları gıdıklar gibi. Zihnim…

    Read more →

  • BİLİNÇ AKIŞIM- Fatma SABAHYILDIZI

    Kaç saat olmuştu? Ya da kaç gün oldu mu demeliydim? Ne deniyordu bu düştüğüm duruma? Sanırım iyi değildim. Herkeste bunu söylüyordu zaten. Ama hayır! İyi olmalıydım. Öyleyse neden düşüncelerime hakim olamıyordum? Arada durup gelen o kız neden her geldiğinde “iyi misin anne?”diyordu bana. Annesi miydim onun? Bilmiyorum, tek bildiğim çok sıcak hissetmemdi. Ben yine böyle kendi kendime konuşurken kapı…

    Read more →

  • Ah Bu Şarkıların Gözünü Seveyim (!)

    Çayınızı kahvenizi kapın gelin biraz sohbet edelim. İçimizi dökelim, edebi bir üslupla sövüp sayalım travmalarımıza. Küfür değil, sadece birkaç kelime ağır konuşalım diyorum. Hiç iç sesinizin sesini kısmak için müziğin sesini açtığınız oldu mu? Bu büyük bir çaresizlik. Yaşadığımdan biliyorum. Bazen müziğin ritminin iyileştirici kollarına bırakırız kendimizi. Çareyi müzikte ararız. Bazen daha çok kanatsa da…

    Read more →

  • Liam’a Veda

    Liam’a Veda

    O evrensel akşamlara bir son yazdım bugün. Kızıl gökyüzünün altında bir toprak tanesiydim. Kıyılarıma vurdu boş bakışlı ölü balıklar. Yollarım bitti. Kimsesiz hislerimle ben, o sonu yazdım bugün. ilmek ilmek, düğüm düğüm boğazımda. Aynı gökyüzünün altında, soğuk bir silahın belinizde bıraktığı o his gibi soğuk, sol kolunuzu sıyırıp geçen bir kurşun gibi parça parça, kan…

    Read more →