HikayeniAnlat
-

Bugün biraz yaşamayı isterdim aslında. Bir Nisan sabahı, ıslanmış toprak kokusu burnumda ve kulağımda kâğıt sesleri. Sonunu düşünmeden, sonumu düşünerek. Belki bir bardak çay içebilirim. Şöyle ince belli, tavşan kanı… Hiç sonunu içemem çayın da. Tortusu midemi bulandırır. Tortu olmasa da olma ihtimali midemi bulandırır. Bugün biraz içebilirim. Kafama ihtiyacım yok. Sahi ne işe yarar
-

Güneşli bir sabaha uyandım. Her yanım simsiyah, siyah bir kadınım ben. Geceleri kaybolurum. Her ışıkla da çıkmam öyle ortaya. Simsiyah bir kadınım ben. Güneşi seviyorum çünkü varlığımı ortaya çıkaran o. Yakıcı, alev alev turuncu güneş… Güneş olmasa benim gibi gece siyahı bir kadını kimse göremez. Kalktım hiç hissedemediğim yatağımdan, esnedim ama rahatlayamadım. Suyu açtım ellerimi
-

Yerini yadırgıyordu. Yüzün tam ortasında, kaçınılmaz bir varlık gibi duruyordu. Oysa orada olmayı ne istemişti ne de seçmişti. Konulmuştu işte. Bir görevle, bir zorunlulukla. Yaşamak ona düşmüyordu belki, ama yaşatmak… Fazlaydı. Eğretiydi. Biçimsiz bir çıkıntıydı. İnsanlar her gün yirmi bin kez ona muhtaçtı, yılda yedi milyon kez… Ama kimse farkında bile değildi. Nefeslerini borç alır,
-

Yaratıcı yazarlık, sadece kelimeleri yan yana getirmekten ibaret değildir. Bu, bir dünya inşa etmek, karakterlere ruh vermek ve okuyucunun zihninde unutulmaz sahneler canlandırmaktır. Peki, ilham nereden gelir ve nasıl yakalanır? 1. Gözlem Yeteneğinizi Geliştirin Çevrenizi dikkatle izleyin. Sokakta yürüyen insanların mimikleri, doğanın ritmi veya bir kafede duyduğunuz rastgele bir cümle, sizi bambaşka bir hikâyeye sürükleyebilir.
-

Hayat akıp giderken, biz kelimelerle dünyalar kuralım. Çünkü bazen bir cümle, en uzun yolculuktan daha fazla iz bırakır. Peki bugün hangi kelime bizimle kalacak dersin? Yazmak, kendini keşfetmenin en güzel yollarından biri. Bugün kendi keşif yolculuğumdan bahsederken, yazmak isteyen herkese de ilham olabilecek bazı notlar paylaşacağım. Küçük bir çocukken, okullarda yapılan şiir ve kompozisyon yarışmaları
