Kalemimden Şiirler
-

Yine aylardan hüzün, sen yoksunSılam, emanetin, vatan mahzunSağı, solu, önü, ardı karanlık zamanınSen yoksun…Hem en az, hem gönül dolusu çoksun Yine aylardan sonsuzluk, sen yoksunYa akıp sana gelsin vakitler,Ya da bu bahtsız zaman dursun!… Önce annem, babam anlattı seni. Sonra öğretmenlerim, büyüklerim. Her Kasım ayında sana mektup yazardım, çocuktum. Seni sevmeyen yoktu çevremde, olamazdı da,
-

Bir hüznün içine doğmuşum İçinden çıkamam hazan mevsiminin Düşlerim benim şimdi Kimseyi söylemez kalemim Kimsenin portresini çizmez Ne yazıyorsam kendime Ne yaşıyorsam kime ne Hatalarım benim, Bu acı, bu zehir, bu şehir… İmgelerim benim Bir makinin koynunda serpilmiş ruhum İklim, Akdeniz benim Bu unutulmuş belde, Atatürk’ten beri boynu bükük topraklar, Bu has ilçe, kırık han
-

Bu yaş alan Ağustos akşamlarından kurtulmalı, Bir yıldıza, bir kadehe, Bir güneşli gün umuduna. Bu nem alan pervazları kurutmalı. İçim kim? İçin için közlenen, Katman katman yakan bu odla. Hayat kırıklıkları batan günün ardında. Yaşamak hali bu ya: Kırılıp bükülür zaman, Ve yenik düşer bir ak saç zamana. Hayal ve gerçek kendi savaşında. Bu sancılı
-

Şiirler yazıyorum, kalemim kırılsın Hecelerce şiir, geceden Gelecek güzel günlerden Yazıyorum, güneş okşuyor başımı Başımda karlar ve turuncu ikindi üstleri Ellerimde umarsız karanfil kokusu El alem ne desin, ömür geçsin Yazıyorum Şiirler yazıyorum, kalemim kırılsın Yere batsın melankolik akşamlar Önümde ekşi kitap kokuları Kağıt kazan, kalem kepçe Kazıyorum Yıllar var, bir yaşamaktır tutturmuşum Kime kalsın,
-

Yaşamak isterim, kimse ölmesin Ve ağlamasın çocuklar yaşamak derdiyle Yaşamak isterim, derin bir nefes Gözlerimde yağmurlar belki Sevinçler sevinç, hüzünler hüzün Yarım duymadan hiçbir şeyi Yaşamak isterim gündüz ve gece Bir yıldızın ışıldayan gözlerinde Belki kızıl akşamların mavisinde Sonbaharda, bir ağaç gövdesinde Yaşamak isterim dağların şen eteklerinde Zil çalsın eteklerim yaşamak hevesiyle Yaşamak isterim, ölüm
-

Bazen anlatamam kendimi kendimeYaşamanın haksızlığında İnsanlığın kalpsizliğinde savrulurKimse olurum, hiç kimse, hiç…Bazen kimsesiz ve hep sensizHadsiz yağmurlar yağar penceremePenceremde zehirli zakkumlar Bazen… Vuslat olurum, kavuşur sevdalılarDingin gecelerin aydınlığındaİkindi güzelleri açmışkenGün batmadan henüzBiz kavuşamayız, ayrılamayız da Sen olurum, omzunda başımBaşım omzumdaYalanlar söyler avunurum.Bazen bulurum beniMimiksiz fotoğraflar ellerimdeEllerim bomboşBomboş yaşamakYaşamak nefes almadan, ölmeden yaşamak…
-

Bu soğuk sabah benimdir Kadeh kadeh içerim yağmurlarını Yaşarım, ateş almaya gelmiş O hadsiz zamanları Dumanlı dağlar başım, Başımda unutulmak sancısı Bu çetin yol benim, yarıladığım Yolcu yorgun, yoldaş yol Turuncu yapraklardan tacım Şarkılar söylerim mavi beyaz Bu harabe, karlı sokak benimdir Tek tek severim kaldırım taşlarını Başını süslerim gözümün sönmüş ışığıyla Yaşam, ölüm benim
-

Gece dingin, yıldızlar karanlık Haberin yok, Aydınlık aşkların uykusuzluğundan Ne vakit bulaştı ellerimize bu ayrılık Ne zaman hicret ettin gönül toprağından Şimdi, bize kalan, vuslatsız ikindi üstleri Çehremizde çınar gölgesi, yağmurlar Anılar parlıyor göz bebeklerimizde Avuçlarımızda kanlı yoncalar Gün ferah, Güneş soğuğa taraf yokluğunda Haberin yok, Kavurucu karlar yağdığından Sen hiç bilmedin, Yüreğinde sükut, kirpiklerin

