O evrensel akşamlara bir son yazdım bugün. Kızıl gökyüzünün altında bir toprak tanesiydim. Kıyılarıma vurdu boş bakışlı ölü balıklar. Yollarım bitti. Kimsesiz hislerimle ben, o sonu yazdım bugün. ilmek ilmek, düğüm düğüm boğazımda.
Aynı gökyüzünün altında, soğuk bir silahın belinizde bıraktığı o his gibi soğuk, sol kolunuzu sıyırıp geçen bir kurşun gibi parça parça, kan kokulu, sızlayan iç savaşlar veren insanları anladım. Barış için savaşan, her savaşı kazanıp içindeki savaşa yenilen bir adamın sonunu yazdım. Hiç istemedim aslında, yarım kalan bir hikâye olarak kalmasını yeğlerdim. O hep benimle kalacaktı böylelikle.
Tıkandığımı sandım, hayatı bahane ettim. Kıymetli, büyük altın harflerle sakladım. Tozlu, sararmış ama temiz kokulu eski elbiselere benziyordu artık. Güvenliydi. Alıştığım huzursuzluğumdu o benim. İçimde kalmış kallavi cümlelerim. Bilinmezliklerle dolu kadim dostum, sırdaşım. • .Bugün o gitti. Her şeyi biliyor artık. Doğru bildiği, inandığı her şeyi yıktım. Kalbinde sonsuz bir boşluk ve sızıyla, onu o ağacın altında yalnız başına bıraktım. Ölür mü kalır mı kime anlatır düşünmeden. İnsafsızca. Hayat savaşmak için fazla mükemmeldi. Namus için sevişmek gibiydi barış için savaşmak. Hepimiz kalbimizle sever, aklımızla öldürürdük kendimizi. Akşamları dertlenir, sabahları umutla başlardık güne. Uğruna birbirimizi yediğimiz her şey hepimizindi. O karanlık, kızıl mavi, lanetli, huzurlu akşamlar evrenseldi. Savaş bitti.


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.